11 Şubat 2013 Pazartesi

Radyo Dinle Radyoyo

Bilgi göndermek ve almak maksadı ile elektromanyetik dalgalar şeklinde uzaya eser fail ve uzaydan eser alan elektronik cihaz. Radyo dinle radyoyo, telekomünikasyonun (haberleşmenin) en belli başlı cihazlarından biridir. Radyo; telefon, telgraf, televizyon, radar ve faksimil cihazları ile alakalı havari ancak eser cihazı adına da büyük önem taşır. Radyonun ilk ismi telsizdir Radyo dinle radyoyo kelimesi, Latince şua demek olan radius kelimesinden gelir. Elektromanyetik dalgalarla ilgilendiren birçok mefhum, hadise ve cihazın ifade edilmesinde ancak benzer adına kullanılır. Radyoastronomi, radyocıvıltı, radyokelime sıklığı, radyopusula, radyoteleskop, telsiz telgraf ve radyokontrol kabil tabirler bunun misalleridir. Türkçede radyo denince, elektromanyetik dalgaların yaygın ancak uygulaması olan radyo dinle radyoyo istasyonu ve radyo alıcısı akla gelir. Radyo alıcısı herkesin evinde bulunan, yurt içinde ve dışındaki ayrı ayrı istasyonların yayınlarını alarak sese çeviren ancak cihazdır. Ayrı Ayrı donör istasyonların antenlerinden uzaya yayılan dalgalar, alıcının anteninde gerilim endükliyerek orijinal yayının zayıflamış ancak nümunesi adına belirirler. O halde almaç cihazın ilk fonksiyonu arzu edilen istasyonun yayınına ayarlanmış olmalıdır. Seçilen bu belgi daha en sonra kuvvetlendirilmeli ve değiştirilerek duyulabilen gürültülü frekanslarına çevrilmeli, en en sonra da hoparlörden duyulabilecek şekilde kuvvetlendirilmelidir. Bu adımlar genel ancak radyo alıcısının temel kısımlarını teşkil eder. Bunlara ilaveten alıcılar bizatihi lafız sıklığı ayarı, bağrış çağrış bastırma, titrem ve gürültülü kontrol, alarga değer ve düzen belirti devrelerini bulundurabilirler. Radyo yayını amacıyla donör, anten, eser ortamı gereklidir. Mikrofona mevrut gürültülü, donör modüleli sırtçı yüksek frekanslı elektromanyetik dalavere titreşiminin ortama yayılmasını gerçekleştirme eder. Gaz Yuvarı de dahil başlamak üzere elektromanyetik dalgalar uzayda yayılabilirler. Elektromanyetik dalgaları, antenle alınıp modüle edilmiş sırtçı lafız sıklığı dalgası çözümlendikten en sonra, hoparlörden duyulur. Tarihi: Elektromanyetik dalgaların uzayda çırağ hızı ile yayılabileceğini kuramsal adına ilk ortaya atan J.C. Maxwell’dir. Bu konuda ilk deneyi Alman fizikçi Heinrich Hertz, 1886-1888 seneleri beyninde yaptı. Hertz, iki levhaya cıvıltı ameliye ederek 75 megahertzlik yüksek lafız sıklığı elde etti. Bu levhalara mail ancak yerde ancak eroin halkanın iki ucunun birbirine yaklaştığı dar hava boşluğunda karanlıkta alaz atlamaları gördü. Böylece cıvıltı enerjisinin elektromanyetik dalgalarla uzaydan yayınlanabileceği müşahede edilmiş oldu. Telsiz yayının tatbikata ilk geçişi 1896 senesinde İtalyan fizikçisi Marconi’nin, 1890 senesinde O.Lodge eliyle başlatılan çalışmalarını mors cihazı haline getirmesiyle olmuştur. İlk eser ancak çamur mesafeye, 1901 senesinde ise 200 mile ulaşmıştır. Manevra en çok denizaşırı bölgelerden telgraf şeklinde bilgi aktarması şeklinde yapılıyordu. Marconi’nin mors cihazında elektromanyetik dalgalar, ancak gayda içinde camit duran çipo tozlarını etkileyerek tüpün iki ucu arasındaki direnci azaltıyor ve bu şekilde elektromanyetik enerji cıvıltı enerjisine çevriliyordu. 1906 senesinde Amerikalı mühendis G.W. Pickard silikondan yaptığı kristalin de elektromanyetik dalgayı geçirdiğini buldu. Bu buluşa İngiliz fizikçisi Hughes eliyle 1900 senesinde karbon levhaya ucundan hafifçe temas eden iğnenin elektromanyetik dalavere dedektörü adına kullanılması sebep olmuştur. 1904 senesinde J.Fleming parçacık tüpünü, 1907 senesinde de De Forest’in triod parçacık tüpünü detektör (sayıcı) adına kullanılabileceğini bulunca, radyo büyük ancak adımla gelişti. Elektromanyetik dalganın antende hasıl ettiği parçacık akımı triod gridine gelince triod anod katodu beyninde direncin değiştiği görüldü. Böylece elektromanyetik enerji cıvıltı enerjisine hassas ancak şekilde çevrilebildi. Ayrı Cinsten frekanslarda eser fail telsizler, piezoelektrik prensibiyle çalışan kristallerin 1923 senesinde tatbikata konulması ile başlandı. Kristallerle çok hassas osilatörler yapılmış ve radyo lafız sıklığı bandı genişlemiştir. 1930 senesinde 30 megasaykıl (megahertz) üzerinde eser yapılamazken, zaman radyo lafız sıklığı bandı 30.000 megasaykıla kadar genişlemiştir. Bu band içine radar, laser ve maser yayınları da girer. (Bkz. Elektromanyetik Dalavere) Yayın mekanizması: Ancak lanet ucuna elektromotif bukağılık (potansiyel) ameliye edilirse, lif boyunca parçacık şarjları akar. Bu akan parçacık şarjları ise lif etrafında konsantrik dalgalar halinde elektromanyetik alan meydana getirir. Aynı anda elektromanyetik alana sarp doğrultularda elektrostatik alan meydana gelir. Birbirine kenetlenmiş halde bu iki saha uzayda çırağ hızı ile yayılır. Uzaya yayılan bu enerji, teldeki parçacık sarılarının enerjisidir. Enerjinin yayıldığı anten ismi verilen bu lanet ucunda elektromotif bukağılık kutbu radyo frekansında değiştirilirse, elektromanyetik eser devamlılığı sağlanır. Antenden yayılan konsantrik dalganın uzaya ve toprağa akıllıcasına olan kısmı radyo dalgası adına kullanılır. Uzaya akıllıcasına yayılan dalavere iyonosfere çarparak tekrar yeryüzüne yansır. Böylece eser çok uzaklara ulaşmış olur. İyonosfer iklim ve kozmik ışıma şartlarına göre radyo dalgalarına etki eder. İyonosfer 50 km ile 400 km beyninde birkaç kattan meydana gelmiştir. Radyo dinle radyoyo frekansı osilatörlerde üretilir. Radyo frekansı antenden uzaya gönderilmeden evvel bilgi haiz gürültülü sinyali ile modüle edilir. Modülasyon ya bereket (Amplitüd) modülasyonu (AM) veya lafız sıklığı modülasyonu (FM) şeklinde olur. Amplitüd modülasyonu veya FM yayını alan almaç radyo, tekrar osilatör frekansını kullanarak radyo frekansından bilgi haiz gürültülü sinyalini süzüp çıkarır ve yükselterek hoparlöre verir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder